‘Kahraman’
kavramı üzerine hep düşünmüş ve yer yer çok eleştirmişimdir.
Kimleri vardır, önde çarpışır düşer ve görünür ‘kahraman’
olur. Kimileri de vardır ön cephede değillerdir, onları çoğu
zaman tanımayız bile, tarihte adları yoktur ve onlar görünmez
‘kahramanlar’dır. Her nedense ben bu görünmez ‘kahramanlar’a
bayılırım. Onlara hayranlığım daha büyüktür. Çünkü onlar
kıyıya vuran tonlarca denizyıldızlarını tek tek denize atmaya
çalışır, birileri onlara çözüm bu değil, tonlarca
denizyıldızı var bu yaptığınızın ne önemi var dese de, onlar
ısrarla o teki için bunun önemini bilir ve bundan vazgeçmezler.
İşte
yeni görünmez kahramanlarım şu an yine iş başında. Yer İnsan
Hakları Derneği Ankara Şubesi, yapılan iş ise sözüm ona bir
‘yardım’ kampanyası. Suriye- Türkiye sınır hattında
Kobane’de yaşanılan savaş ve IŞİD vahşetinden kaçan
çoğunluğunu çocuk, kadın ve yaşlıların oluşturduğu Urfa
Suruç’ta kurulan kamplarda yaşayan insanlar konu olan. Çalışmanın
nasıl ve ne düşünce ile başladığını görünmez kahramanlar
anlatsın:
